Gaipten gelen sesler tomografiye ikna etti!

40 yaşlarında tamamen sağlıklı bir kadın, 1984 yılında kafasında kendisininkinden farklı sesler, gaipten gelen sesler duyar ve bunun üzerine hastanenin yolunu tutar.

Bir doktor olduğunuzu ve tamamen sağlıklı olan bir kişinin bir gün kapınızı çaldığını; gelen kişinin, kendisini bazı seslerin ziyaret ettiğini, bu seslerin kendisine acilen beyin taraması yapması gerektiğini söylediğini düşünün. Ne yaparsınız? 

1997 yılında yayınlanan bir makale bu durumu anlatıyor. Hikaye oldukça enteresan:

1984 yılında 40 yaşlarında tamamen sağlıklı bir kadın, kafasında kendisininkinden farklı sesler, gaipten gelen sesler duydu. Ses ona “lütfen korkma. Seninle konuşmamın şok edici olduğunu biliyorum ama aklıma gelen en iyi yol bu. Arkadaşım ve ben, Great Ormond Caddesi’ndeki çocuk hastanesi’nde çalışıyorduk. sana yardım etmek istiyoruz.” dedi.

Kadın başlangıçta seslerden irkildi. Hastanenin adını biliyordu ama daha önce hiç orada bulunmamıştı. İki çocuğu da sağlıklıydı. kadının irkildiğini fark eden sesler onu ikna etmek için yeniden araya girdi. Daha önce sahip olmadığı ve kontrol edebileceği 3 ayrı bilgi verdi. kadın kontrol etti ve hepsi doğruydu.

Yine de ikna olmadı ve delirdiğini düşünüp psikiyatri polikliniğine gitti. Orada kendisine psikoz teşhisi kondu ve ilaç tedavisine başlandı. Hastaneden döndükten sonra sesler bir süre kayboldu, kadın da yurtdışına tatile gitti.

Tatilde ilaçlarını kullanmaya devam ederken sesler kadını yeniden ziyaret etti. Kadına acilen tatilden geri dönmesini ve kendisine söylenen hastaneye gitmesini söylediler. Kadın şaşırdı ama gönülsüz de olsa kocası tarafından seslerin söylediği hastaneye tomografi çektirmeye götürüldü.

Hastaneye giden kadına sesler beyninde bir tümör olduğu ve beyin sapının iltihaplandığını söylemesini istedi. Kadın uzun süren görüşmelerin ve ikna çalışmalarının ardından tomografi çekildi ve bir tümör saptandı.

Bu, fark edilmesi olanaksız bir tümördü. Ameliyat seçeneği masaya yatırıldı. Doktor, riskleri söyledi. O sırada araya giren sesler ameliyatı kabul etmesini tavsiye etti. Seslerin de tavsiyesiyle ameliyat gerçekleşti ve kadın iyileşti. Erken tanı ve tedavi kadının hayatını kurtardı. ameliyatın sonunda ise sesler şöyle dedi; “güle güle.”

Bu, seslerin kadınla son teması oldu. bir daha da kadını ziyaret etmediler.

Makalede anlatılan, doktorların ve diğer kişilerin tanık olduğu hikaye bu. Bu olay kimine göre telepati, kimine göre ruhların ziyareti, kimine göre de kadının usta işi bir senaryosu.  Bugünden bakıp da bilmek imkansız. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Kadının anlattıkları gerçek olabilir mi?

Kentucky’de şirinler gibi dolaşan mavi ten rengine sahip aile: Fugate Ailesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

nine + 13 =

%d blogcu bunu beğendi: