Ne X Kuşağına Ne de Z Kuşağına Benzeyen Y Kuşağı!

En geniş şekliyle 1981-1997 arasını kapsadığı söylense de daha çok 1985-1995 aralığına oturan y kuşağı ne kadar özel bahsedelim biraz.

allahım y kuşağı hakkında ne yorumlar var… bok gibi kuşak diyen mi ararsın? arafta kalmış diyen mi? x kuşağı gömer, z kuşağı hoplatır diyeni mi ararsın? öncelikle bir bakalım o zaman neymiş bu kuşak.

İlk olarak, kuşak muhabbetlerinde bir türlü zaman tutturulamaz. Önce 80’ler için y kuşağı derken sonra 90’lara kaydı iş. bir grup 1981 – 2000 arası dedi, başka bir grup 1985 – 2000 dedi. başka bir psikolog çıktı 1987 – 1996 arası dedi falan kimse zaman tutturamıyor ama zaman olarak ortalama tutturursak y kuşağı dediğimiz oluşumu 1985 – 1995 arası gibi bir zaman dilimine oturtabiliriz. özellikle 1989 – 1994 arasında kalan kesim tam olarak y kuşağını yansıtmaktadır. bu kesimde ne x kuşağından etki bulabilirsiniz ne de z kuşağından etki bulabilirsiniz. tam böyle orta noktada kendilerini yansıtan oluşumlar bu zaman aralığındadır.

baby boomer

– bizim ülkemiz üzerinden hareket edeceğiz tabii ki. özellikle bu kuşak için apolitik yorumu yapılır. neden? önceki nesillerle kıyaslandığı için. peki o zaman önceki kuşaklarda ülkemizde neler olmuş?

– baby boomer kuşağı dediğimiz ikinci dünya savaşı sonrası ortaya çıkan bu oluşum, ülkemizde ve dünyada 1968 öğrenci hareketlerini başlatmıştır. zaten bu neslin tamamı soğuk savaş çatısı altında doğmuş ve büyümüştür. dünya üzerinde bu kuşaklar komünizm vs kapitalizm adı altında kamplaşırken bizim ülkemizde komünizm vs milliyetçilik adı altında kamplaşmıştır. çaktırmasa da alt koldan da alevi vs sünni kamplaşması da vardır ama göz önünde değildir. sebebi ise o dönemin gençleri bu mezhepsel bölünmeyi ideolojik çatı altında sürdürdükleri içindir. yani istisnalar olmakla beraber o dönemki solcuların büyük kısmı alevilerden, sağcıların büyük bir kısmı sünnilerden oluşuyordu. bunlar sol – sağ kavgası yapıyordu ama alt taraflarda bir yerde mezhepsel çatışmalar da körükleniyordu ama 68 hareketi dediğimiz bu dönemde o kadar sol – sağ çatışması yoktu. genel olarak bütün grupları içerisine alan bir dönemdi diyebiliriz. benim yukarıda yazdığım çatışma 1970’lerde olacaktı.

– 12 mart 1971 darbesinden sonra (muhtıra aslında) ülkenin çivisi yavaş yavaş çıkmaya başladı. deniz gezmiş’lerin idamından sonra özellikle ülke yavaş yavaş kamplaşmaya başladı. ilk önce ufak laf atmalar, küçük sokak kavgalarıyla başlayan süreç sonunda ardı alınamaz bir noktaya geldi. kanlı 1 mayıs, cami saldırıları, bahçelievler katliamı vs. derken mevzuya o dönemki x kuşağı da katılmış oldu. zaten sonunu biliyorsunuz, 12 eylül 1980 darbesi.

baby boomer kuşağının alayı politize bir haldedir.

– boomer kuşağı genellikle ideolojik kitapları okumayı sever. doktrin aşığıdırlar.

– aşırı derecede romantiktirler. ben hayatımda bu kuşak kadar reellikten uzak bir kuşak daha görmedim. tabi romantizm deyince aklınıza sadece eşine sürprizler yapan bir insan geliyorsa bu yazıyı devam ettirmeyelim lütfen. 1800’lerde sanat akımı olarak ortaya çıkan sonrasında bütün bir ideolojik alt yapıyı etkileyen ekstrem bir görüştür, romantizm. yani uzun uzadıya anlatmayayım zaten yazı uzun olacak şöyle bir örnek vereyim. ışid dediğiniz terör oluşumu son derece romantik radikalliğe bağlı bir örgüttür. aha devamını siz düşünün.

– son derece aktif, girişimci ve cesurdurlar. şöyle söyleyeyim bırakın türkiye’yi, dünyadaki yönetimlerin çoğu hala bu kuşağın elindedir. dünyanın çivisinin çıkması da bu yüzdendir ya. bir tarafta inanılmaz teknolojik atılımlar ile değişen alt kuşaklar bir tarafta fosilleşmesine rağmen hala ayakta duran boomer iktidarlar ve sonuç: fatal error.

Jeff Bridges
Neden Çizgi Film Karakterleri Dört Parmaklı?

x kuşağı

– x kuşağı dediğimiz kuşak 1965 – 1980 arasını kapsar. artık günümüz şartlarıyla beraber 1985 yılına kadar x kuşağı diyebilmekteyiz.

– bu kuşak kendi içinde ikiye ayrılır:

1. boomer etkisinde kalan ilk doğan x kuşağı.

2. özal kuşağı denen ilk çocukluğunu 80 darbesi sonrası turgut özal yönetiminde yaşayan, liberalizm rüzgarlarının ilk örneklerini görmüş olan x kuşağı.

– boomer kısmında yer alanlar zaten sol sağ kavgasında yer almış, politize olmuş kişilikler olarak tarihe geçerler. hatta boomerlar’dan daha da çok radikalleşmişlerdir.

– 1970’lerde doğanlar ise 80 darbesi sonrası apolitik kalan kesimdir. hem de öyle böyle değil.

– paraya çok düşkün bir nesil olarak isim yapmışlardır.

– başarı, kariyer, para kazanma, mal mülk edinme, etliye sütlüye karışmama vs. gibi tabirler bu kuşakta vücut bulmuştur.

– kendileri boomerlar sağ olsunlar baskı altında büyüdükleri için kendi evlatlarını görece daha serbest yetiştirme yoluna gitmişlerdir. y kuşağını yaratmışlardır.

– bu para merakı da özal’dan ileri gelmektedir. karma ekonomiden tam manasıyla liberalizm hatta kapitalizm’e geçiş özal döneminde yaşanmıştır. antlaşmalar yapılmış, gümrükler olabildiğince açılmış, devlet piyasadan elini eteğini çekmiş, ithal mallar yasağı kaldırılmış, türk lirasını koruma kanunu kaldırılmış, özel teşebbüse yürü ya kulum denmiş bir dönem yani ne bekliyordunuz?

– e hal böyle olunca da para, ideolojinin önüne geçti. e zaten 1980 askeri darbesinden sonra ordu, bu ideolojik gruplara sağ/sol fark etmeksizin öyle bir tepesine çöktü ki resmen bütün türkiye’ye ibret-i alem yaptı. solcular zaten başlarına ne geleceğini biliyordu ama en büyük şoku ülkücü sağcılar yaşadı. ordu darbe yaptığı zaman ülkücü kesim, sevinç çığlıkları içerisinde askerleri tebrik etmek istemişti. komutanları tebrik edip, ellerini sıkacaklardı güya ama ne oldu? ellerini sıkalım derken komutanın jopunu sıktılar. çoğu makatlarından jopu yiyince bir aydınlanma yaşadı. heeeeeeeeeeeeeeeee anlaaaaaaaaaaaaadım diye. bu hayatta böyledir arkadaşlar işte. ne yaparsın? sen vatan kurtarıyorum derken birileri de seni kurtarır neyse. yazının ana noktası bu değil.

– o yüzden x kuşağı istese de politik olamazdı çünkü ordu resmen ideolojileri yok etti. e ne kaldı geriye? mal mülk, ha o dönem popüler olan yazlık furyası ve bolcana para kazanma hırsı.

Leonardo DiCaprio

geldik y kuşağına

özellikle 80’lerin sonu ile 90’ların başında doğanları ben tam olarak y kuşağına oturturum çünkü hakikaten cuk diye otururlar.

– bu kuşakta diğer hiçbir kuşağa nasip olmayan bir durum var. iki farklı dönemi küçüklük dönemlerinde yaşamış, o yüzden de iki dönemi de bilen tek kuşaktır. nedir onlar?

1. mekanik dönem

2. dijital dönem

tüplü televizyonları da gördüler, şu an adını kimsenin hatırlamadığı plazma televizyonları da gördüler akıllı televizyonları da gördüler. (küçüklük ve ergenlik çağı)

cep telefonu olmayan dönemde ahizesi 3 kilo olan çevirmeli ev telefonunu da gördüler. normal ev telefonunu da gördüler. takozdan bozma tek işlevi telefon araması, sms ve snake oyunu olan cep telefonları da gördüler. akıllı telefonları da gördüler.

amiga, atari, sega vs. gibi nuh nebiden kalma konsolları da gördüler. floppy disk’li 32 mb ram’li at nalı gibi bilgisayarları da gördüler. playstation 1’i de gördüler. şimdiki uçan kaçan makinaları da gördüler.

– sosyal medyayı bugünlere getiren kuşakta y kuşağıdır. icq, mirc gibi chat odalarını da yaşadılar. yonja gibi siteleri de gördüler. facebook, twitter, myspace, youtube, instagram vs. gibi siteleri de gördüler. herkes z kuşağının sosyal medyayı nasıl büyüttüğünü söyler ama bu teknik olarak imkansız bir durum çünkü sosyal medya çıktığı zaman z kuşağı ya bebeydi ya da daha dünyaya bile gelmemişti. sosyal medyaya patlama yaşatan kuşak; son dönem x kuşağı ve y kuşağının tamamıdır. fenomenlik kavramı, meme’ler, alt kültür yaratma, klavye janrası oluşturma, gamerlık, vlog çekme vs. gibi kavramların hepsini y kuşağı çıkartmıştır. e hadi tiktok vs. diyecem de onun da ilk örnekleri olan vine vs. gibi oluşumlar da y kuşağı zamanında oluşturulmuş ve patlatılmıştır. z kuşağı ne yaptı ki abi ben anlamadım? ha z kuşağı aktif olarak kullanıyor yani olay bu.

– yani anlayacağınız iki farklı dönemde büyümüş olan tek kuşak y kuşağıdır. bence bu yüzden de hep özel olarak kalacaklardır.

Jennifer Lawrance

başka özelliklere geçersek eğer şunlar gözümüze çarpar

1. isyankar kuşak olarak göze çarpar. aile bağlarının zayıflaması, toplumsallıktan sıyrılmış bir bireysellik anlayışı, aileye, yaşantıya, kültüre, örf ve adetlere, geleneklere isyan bu kuşakta başlar. yani süt çocuğu kıvamında gelişen bir x kuşağından sonra ülkemize büyük bir şok yaşatmışlardır.

2. boomerların hem en sevmedikleri hem de en sevdikleri kuşak bunlardır. aslında bazı yönden boomerlara benzeyen kuşakta bunlardır. manevi duyguların gevşemesi, her şeyi alaya alma, kendinden önceki kuşakları tam bir gerizekalı görme, kendini çok üstün tutma, aşırı bireysellik, apolitik olma durumu boomerların seveceği özellikler değil zaten. o yüzden y kuşağını genel anlamda ”terbiyesiz” bir kuşak olarak görürler. ha şimdi bütün herkes alıştı bu duruma. o yüzden z kuşağına çok cici falan diyorlar ama z kuşağı bilmiyor ki şimdi değil de 90’larda doğsalardı başlarına neler geleceğini. z kuşağı şayet 90’larda doğsaydı, itin g*tüne sokup sokup çıkartılacaklardı. ne terbiyesizliği kalacaktı, ne de şerefsizliği. hey gidi hey hey.

3. y kuşağı çok acayiptir ki kariyerine apolitik olarak başlamış devamında ise boomerlarla kapışacak hatta onlara rahmet okutacak derecede politize olmuştur. bu yüzden de boomerlar belli bir zaman sonra y kuşağını sevmeye başlamıştır ama bu arada boomerlar da değişmiştir. gençliğinde devrimci gibi hareket etmeye çalışan boomer kuşağının bir kısmı, yaşlandığında muhafazakar ak partili olmuştur. (68 kuşağından o kadar çok ak partili gördüm ki şaşırırsınız.) (e adamlar kafa yapısı itibariyle radikal dedik aslında çok normal bu durum)


– e bu politize olma işi nasıl oldu? çok basit. iki tane kırılma noktası var.

1. twitter, facebook gibi sosyal mecraların siyaset tartışmalarında patlamasından.

2. gezi parkı olayları.

şimdi bu iki maddeyi birleştirirsen ne olur? abboooov diyorum size. gezi parkı olaylarındaki insanlara bir bakın allah aşkına, ne göreceksiniz? %90’ı o zamanlarda yirmili yaşların başında olan y kuşağını göreceksiniz. Yani milyonlarca y kuşağı mensubu insan sokaklara dökülmüş, özgürlük istiyorlar. Hem de bin farklı yoldan. bazıları vandalizm yapıp, cam çerçeve aşağı indiriyor. Bazıları dans ediyor. Bazıları duran adam oluyor. Bazıları polislere gül veriyor. Resim çiziyor, grafiti çiziyor, müzik besteliyor, video hazırlıyor, pankart yapıyor, küçük pc oyunları yapıyor vs. zibilyar farklı yola girip çıkıyorlar. Bu daha önce ülkede görünen bir protesto şekli değil arkadaşlar. Bizdeki protestolar genel olarak pankart, slogan, parmak işareti ve halayla geçer.

– İdeolojik bir politizasyon yok ama ortalıkta. bu kuşak hiçbir zaman ideolojik anlamda yükselmedi. çoğu siyasi doktrin bilmez. Hayatında bir tane bile siyaset felsefesi kitabı okumamıştır. Bireysel özgürlük için çıkmışlardır dışarı.

– sıkılgandırlar. çoğu 6 ayda bir iş değiştirir. dünyanın iş sektörü bakış açısına hala adapte olamamışlardır.

– Parayla işleri yoktur. O yüzden x kuşağı gibi ekonomik anlamda aktif değil pasif kalmışlardır. Zaten x kuşağı öyle bir suyun başını tutmuş ki, y kuşağına yağmurlu havada su bile vermiyorlar. X kuşağı gerçekten çok acayip bir kuşak ya. Katma değer olsun, rant olsun, bok püsür olsun, ne olursa olsun ama para olsun düsturuyla hareket etmek gerçekten çok acayip bir şey ve paylaşımcı da değiller. Hani gazetelerde çarşaf çarşaf gördüğünüz “çalışanına para vermedi ama 923879*185734*958734*19857349*58 milyonluk yeni yatı ve arabasıyla dikkatleri üstüne çekti” haberleri var ya… hah işte o neredeyse tamamı x kuşağından çıkma haberler. (dünya hep böyleydi gerçi ama odak noktasına dikkat etmek lazım. bizim ülkede eskiden bu tarz işleri yapan insanlar eğer ki dolandırıcı mesleğinde falan değilse ticari kariyeri biterdi. millet suratına falan tükürürdü. şimdi aşırı normalleşti.)

– y kuşağı da intikam olarak z kuşağını yetiştirdi. “hani bizi beğenmiyorsunuz ya alın size amk. şimdi toptan ayvayı yediniz.”

– Yani z kuşağı dediğimiz kuşak aslında y kuşağının mekanikliğinden kurtulmuş tamamen dijitalliğini almış bir kuşaktır. Özellikle üç aşağı beş yukarı aynıdır.

EKŞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

19 − 17 =

%d blogcu bunu beğendi: