Anadolu kadınlarının yaptığı kocakarı ilaçları aslında nedir?

Özellikle Anadolu’da her derde deva olan ve evde ninelerimiz tarafından yapılan ilaçlara verilen isim olan kocakarı ilaçları, aslında bu anlama mı geliyor hiç düşündünüz mü? İşte ‘kocakarı’ ilacının tarihi…

Hemen hepimiz çocukluğumuz karnımız ağrıyınca ya da düştüğümüzde ninelerimizin birkaç otu karıştırarak bize verdiği ve ismine ‘kocakarı ilacları’ denilen ev yapımı ilaçları tatmışızdır.

Anadolu kadınlarının yaptığı kocakarı ilaçları aslında nedir?

Tıbba bitkilerle yeni bir yorum katmak olarak da nitelendirebildiğimiz bu olay özellikle Anadolu’da hala var olurken, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere tavsiye edilen ot karışımları o kadar popüler oldu ki aktarlarda bile satılıyor! Peki, nedir bu kocakarı ilacının asıl çıkış noktası?

Öncelikle belirtmemiz gerekiyor ki kocakarı ilacı olarak bilinen şey aslında ‘Koca Karia’ ilacıdır.

Öncelikle belirtmemiz gerekiyor ki kocakarı ilacı olarak bilinen şey aslında 'Koca Karia' ilacıdır.

Haritada da gördüğünüz üzere M.Ö. 3400’lü yıllarda şu an Dalaman olarak bilinen yerleşim yerine yakın bir noktada yaşayan Karia Uygarlığı, kocakarı ilacı deyişinin çıkış noktası!

Karia Uygarlığından günümüze kadar uzanan bu deyişin gelmesi ise bir hikayeye dayanıyor!

Karia Uygarlığından günümüze kadar uzanan bu deyişin gelmesi ise bir hikayeye dayanıyor!

Rivayete göre bir gün Karia sarayının bahçesinde çığlık duyulur. Karia kralının kızı bölgenin en zehirli yılanı tarafından sokulmuştur. 1,5 metre boyunda, kurşuni renkli engerek tarafından sokulan genç kız acı içinde yerde debelenmektedir. Yüzü moraran ve ateşi yükselen Karia prensesi için tüm hekimler bir araya gelse de maalesef bir çare bulamazlar ve krala kızının öleceğini söylerler.

“Biricik kızı ölürken kralın elinden bir şey gelmezken o gece kızının ölmesini beklemeye başlar.”

"Biricik kızı ölürken kralın elinden bir şey gelmezken o gece kızının ölmesini beklemeye başlar."

Tüm halk tapınaklarda dua ederken, dışarıdan bir haber geldi ve bir balıkçı Karia prensesinin hayatını kurtarabileceğini söyledi! Kral tarafından derhal içeri alınan balıkçı, boynundaki meşin keseden tahta bir kutu çıkardı, içindeki merhemi genç kızın tüm bedenine sürdü. Krala kızının ölmeyeceğini ve şişliklerinin inerek ertesi gün eski sağlığına kavuşacağını söyleyen balıkçı, yosun ve endemik otlardan yaptığı bu karışımı dedesinden öğrendiğini ve zehirli balıklar soktuğunda kullandıklarını belirtti.

“Ertesi gün balıkçının dediği gibi şişlikleri inen genç prenses eski sağlığına kavuşup derhal ayağa kalktı.”

"Ertesi gün balıkçının dediği gibi şişlikleri inen genç prenses eski sağlığına kavuşup derhal ayağa kalktı."

Karia kralı tarafından saraya yerleştirilen balıkçı, saraydaki hekimlerle tanıştırıldı ve bölgede yer alan tüm dağ, taş ve ormanlar aranarak bulunan tüm ağaç, yosun ve otlarla ilaçlar yapılmaya başlandı.

Karia Uygarlığı ile beraber ilk adımları atılan bilimsel tıp, Karia’yı şifacılığıyla ünlü bir bölge haline getirdi.

Karia Uygarlığı ile beraber ilk adımları atılan bilimsel tıp, Karia'yı şifacılığıyla ünlü bir bölge haline getirdi.

Rivayete göre ilk bilimsel farmakoloji merkezinin Anadolu’da kurulmasının nedeni, Karia kralının kızını kurtaran bu balıkçıdır.

Var olduğu sürece yüzlerce ilaç üretip binlerce insana şifa olan Karia Uygarlığı ile yayına Koca Karia ilacı, zamanla kocakarı ilacı halini aldı ve günümüze kadar gelmeyi başardı.

Var olduğu sürece yüzlerce ilaç üretip binlerce insana şifa olan Karia Uygarlığı ile yayına Koca Karia ilacı, zamanla kocakarı ilacı halini aldı ve günümüze kadar gelmeyi başardı.

Gerçekten çok ilginç değil mi?

KAYNAK: 1 2

Orta çağda akıllara durgunluk veren bir işkence yöntemi: Demir Maske

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

four × five =

%d blogcu bunu beğendi: