19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Atatürk, Samsun’dan Ankara’ya uzanan hikayesi ve tüm detayları!

Osmanlı’nın parlak subaylarından Mustafa Kemal Atatürk, 7. Ordu Kumandanı olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı âna dair çeşitli ayrıntıları paylaşıyoruz.

19 mayıs 1919…

Günlerden pazartesi. saat 08.15. samsun, tütün iskelesi açıklarında kara bir gemi demir atıyor. Öylesine yorgun, ama mağrur…

Ve tütün iskelesinden ayrılan bir motör ile kurmay binbaşı mahmut ekrem bey bandırma vapuruna borda ediyor, güverteye çıkıyor ve mustafa kemal paşa’yı karşılıyor. Akabinde mustafa kemal paşa ve yanındaki 18 kişiyi tütün iskelesine getiriyor.

Takriben saat 09.00 sularında zafere giden yolculuk işte tam burada başlıyor. Tütün iskelesi’nde…


Bir ulusun kaderinin değişmesinin ilk adımlarına sahne olan bu iskelenin adı aslen tütün iskelesi değil, reji iskelesi’dir. Adeta türk milleti’nin, anadolu halkı’nın kaderinin bir yansımasıdır aslında bu iskele.

Reji iskelesi, adı üstünde… Reji idaresine ait. Fransızlar tarafından yapılmış ki samsun ve havalisindeki fakir anadolu halkı reji idaresi tarafından daha kolay sömürülsün. Reji demek, reji idaresi demek Osmanlı’nın çöküşü, iflası demektir.

Reji iskelesi veya Tütün iskelesi

tütün ve sigara ticareti osmanlı döneminde, devlet içinde devlet olan bir yabancı şirketin, reji idaresi’nin tekelindeydi. avrupalıların alacaklarının karşılığı olarak tütün gelirlerine el koyan reji, tahsilatlarını silahlı birimler ile gerçekleştirdi…

reji idaresi 1884 yılında tütün imtiyazını alırken, tütünün yurt içinde imalat tekelini de aldı.
bu imtiyaza dayalı olarak, o güne kadar kurulmuş olan 300’e yakın sigara imalathanesini kapattı. imalathanelerin yerine büyük sigara fabrikaları kurdu. bu fabrikalar; anadolu’da samsun, adana, izmir ve manisa’da, uzak olmasına karşın suriye ve filistin bölgeleri olan, beyrut, yafa ve halep’te de açıldı.  hatta fabrika kurma hakkının olmadığı mısır’da bile sigara fabrikaları kuruldu.

samsun tütün iskelesi, ya da reji iskelesi işte bu reji idaresinin kontrolü altında olan samsun tütün fabrikası’na ait iskeleydi. osmanlı’nın iflasını sembolize eden reji idaresine ait o iskele, bir ulusun makus kaderini değiştirecek ve iflas etmiş osmanlı’nın küllerinin üzerine yeniden doğacak yeni bir devletin uyanışına sahne oluyordu işte…

lakin, iskelede göze çarpan bir detay daha vardı. bu detayı atlamak olmaz. paşa ve beraberindekiler, tütün iskelesine indiklerinde karşılarında bir müfreze vardır. iskelede bir müfreze asker ve halk karşılama için beklemektedir. ve o karşılama müfrezesindeki askerlerde ne yazık ki silah yoktur, zira silahlarına ingilizler tarafından el konulmuştur…

yine karşılama sonrası mustafa kemal paşa ve heyetinin yerleştiği otel işletmesi yabancılara ait olan mantika palas otelidir…


bu detaylar önemlidir, zira o an içinde bulunduğumuz yokluk ve hiçliğin hiç unutulmayacak bir anısıdır. mustafa kemal o anları hiç unutmamıştır.

ingiliz işgali altındaki samsun’da, osmanlı’nın iflasının sembolü olan reji idaresinin iskelesinde karaya ayak basıyorsunuz, sizi karşılayan türk askerlerinin silahları alınmış, kaldığınız otel bile yabancılara ait. ama orada sizi karşılıksız seven ve sizden umut bekleyen bir kalabalık var… her türlü yokluk ve fakirlikle yıllardır yüzleşen umut dolu bir halk…

işte o ilk an. o ilk anı kafanızda canlandırın. içinde bulunduğunuz şartları düşünün. kurtuluş savaşımızın ve zaferimizin bir mucize olduğunu anlayacaksınız… işte bugün o mucizenin ilk adımının atıldığı tam 3.5 yıl sürecek milli mücadelenin başladığı gündür.

23 Nisan’a özel Atatürk’ün çocuk sevgisi ne kadar gerçek olduğunu gözler önüne seren fotoğraflar!

19-25 Mayıs 1919, Samsun’da…

19-25 Mayıs 1919, Samsun'da...

Mustafa Kemal Samsun’a çıkar çıkmaz emrindeki mülki amir ve komutanlıklara bir telgraf çekerek asayiş durumunu belirten bir rapor ister. 20 Mayıs’ta ise Damat Ferit’e İzmir işgalini protesto eden bir telgraf çeker ayrıca Yüzbaşı Hurst ile görüşür. 21 Mayıs’ta Kazım Karabekir Paşa’ya şifreli bir telgraf göndererek görüşmek istediğini bildirir. 24 Mayıs’ta Harbiye Nezareti’ne bir telgraf çekerek karargahını geçici olarak Havza’ya taşıdığını bildirir.

25 Mayıs-12 Haziran 1919, Havza’da…

25 Mayıs-12 Haziran 1919, Havza'da...

Mustafa Kemal Havza’da kaldığı uzun süre boyunca İstanbul’daki işgal karşıtı protestoları ayrıntılı bir şekilde takip eder ve destek telgrafları çeker. Ayrıca Kazım Karabekir Paşa ile de sürekli telgraflaşır. İngiliz Hurst ile burada da görüşen Mustafa Kemal Paşa’dan İngilizler kuvvetle şüphelenir ve saraya verdikleri emirle Mustafa Kemal 8 Haziran günü İstanbul’a çağrılır. Paşa ise 11 Haziran’da Padişah’a geri dönmeyeceğini bildirir.

12-25 Haziran 1919, Amasya’da…

12-25 Haziran 1919, Amasya'da...

13 Haziran günü 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami Bey’e telgraf çeken Mustafa Kemal, Sivas’ta bir kongre yapılmasının kararlaştırıldığından söz eder. 14 Haziran’da ise Padişah’a telgraf çekerek gerekirse istifa edeceğini ve Anadolu’da kalacağını bildirir. 22 Haziran’da iyi bilinen genelgesini yayımlayan Mustafa Kemal şöyle der: ‘Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.’

25 Haziran sabah 8’de Amasya’dan Tokat’a hareket eden Mustafa Kemal’in son durağı Erzurum olacaktır. Güzergahı ise kronolojik olarak şöyle:

25 Haziran sabah 8'de Amasya'dan Tokat'a hareket eden Mustafa Kemal'in son durağı Erzurum olacaktır. Güzergahı ise kronolojik olarak şöyle:

Tokat (26-27 Haziran)Sivas (27-28 Haziran)Elazığ (28 Haziran-2 Temmuz)Bu arada İngilizler her fırsatta İstanbul’u uyararak Mustafa Kemal’in geri çağrılmasını ister. Bu isteğe İstanbul da uyar ancak Paşa daha önce de belirttiği gibi bu istekleri kesin bir şekilde reddeder.

3 Temmuz-29 Ağustos 1919, Erzurum’da…

3 Temmuz-29 Ağustos 1919, Erzurum'da...

Erzurum’a geldikten 5 gün sonra çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ederek ‘Ulusun gönlünde bir savaşçı’ olduğunu ilan Mustafa Kemal, hız kesmeden kongre çalışmalarına başlar. Bu arada 9 Temmuz’da iki kritik görüşme yapar Mustafa Kemal, bunlardan biri İngiliz Yarbay Rawlinson, bir diğeri ise Kazım Karabekir Paşa iledir. Rawlinson’un tehditlerine ‘pabuç bırakmayan’ Paşa, Karabekir ile de kucaklaşarak 23 Temmuz’da kongreyi toplar. Kongrede alınan kararların ortak noktası bağımsızlıktır.

29 Ağustos’ta Sivas’a gitmek üzere Erzurum’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos’ta geceyi Erzincan’da geçirir ve 31 Ağustos’ta tekrar yola çıkarak 2 Eylül’de Sivas’a varır.

29 Ağustos'ta Sivas'a gitmek üzere Erzurum'dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos'ta geceyi Erzincan'da geçirir ve 31 Ağustos'ta tekrar yola çıkarak 2 Eylül'de Sivas'a varır.

2 Eylül-18 Aralık arasını genel olarak Sivas’ta geçiren Mustafa Kemal bu arada 18 Ekim’de Amasya’yı 27 Ekim’de ise Tokat’ı tekrar ziyaret eder ve buralarda görüşmeler yapar. 28 Ekim’de Sivas’a dönen Paşa, 18 Aralık’a kadar burada kalır. Sivas Kongresi ise 4 ile 11 Eylül arasında toplanır ve vilayetlerden gelen delegelerle birlikte ‘Heyet-i Temsiliye’ kurulur ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri Sivas’ta atılır.

Ve 27 Aralık’tan sonsuza dek Ankara’da, ulusun kalbinde…

Ve 27 Aralık'tan sonsuza dek Ankara'da, ulusun kalbinde...

18 Aralık’ta Heyet-i Temsiliye üyeleriyle beraber Sivas’tan ayrılan Mustafa Kemal Paşa’nın ilk durağı Kayseri olur. 19-21 Aralık’ı burada geçiren Paşa, Heyet-i Temsiliye üyelerinin ilk temas ettiği şehir olan Kayseri’de gördüğü ilgiden memnundur. 21 Aralık ile 27 Aralık arasında sırasıyla Mucur, Hacıbektaş, Kırşehir, Kaman ve Beynam’da konaklayan Mustafa Kemal ve arkadaşlarını 27 Aralık’ta büyük bir törenle Dikmen sırtlarında Seğmenler karşılar.

Güzergah ve tarihlere şöyle de bakabilirsiniz:

Güzergah ve tarihlere şöyle de bakabilirsiniz:

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor bayramımız kutlu olsun.

yaşa mustafa kemal paşa yaşa…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 × five =

%d blogcu bunu beğendi: